ÖZGÜL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ

Özgül Öğrenme Güçlüğü:

-Normal ya da normal üzerinde bir zekaya sahip,

-Duyusal bir kusuru olmayan,

-Standart bir eğitim-öğretime rağmen kronolojik yaşına ve zekasına uygun paralellikte başarı gösteremeyen,

-Özel bir akademik alanda belirgin bir farklılığın varlığı (okuma, yazılı anlatım, matematik) ile tanımlanan,

-Herhangi bir psikiyatrik ve nörolojik bir tanı almamış,

-Çeşitli genetik ve çevresel etmenlerin rol oynadığı, biyolojik temele dayanan ve nöro-gelişimsel tanı alan bir farklılıktır.

 

ÖZGÜL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ

DİSLEKSİ

DİSGRAFİ

DİSKALKULİ

DİSPRAKSİ

“Disleksi; okuma, heceleme ve yazma becerilerini edinmede nörolojik kökenli bir farklılıktır.” Disleksi, zeka düzeyi “normal veya normal üstü” olan,” okuma hızı, okuma kalitesi, okumayı öğrenme hızı, okuduğunu anlama- anlatma becerisi” yaşıtlarına ve zekasına kıyasla; beklenenin altında olan okuma bozukluğunun genel adıdır. Disleksinin temelinde; Sesleri fark etme, Çözümleme, Harfe dönüştürme, İşitsel kısa süreli bellek ve Otomatik patern sorunları vardır.

 

SINIFLANDIRMA :

 

 

1.Hemisferin İşlevine Göre Sınıflandırma Disletik bireyler hemisfer işlevine göre L ve P tipi olmak üzere iki başlık altında sınıflandırılabilmektedir. Bu sınıflandırmada önemli olan disletik sorunların kaynağıdır. Buna göre sağ hemisferde gerçekleşen farklılıklar L tipi olarak isimlendirilirken, sol taraftaki farklılıklar ise P tipi olarak isimlendirilmiştir. Ayrıca “L tipi disleksinin özelliği, dil becerisinin baskın oluşu ve görsel – uzamsal becerilerin geri kalmış olmasıdır. P tipi disleksinin özelliği de, kişinin görsel-algısal becerilerinin baskın oluşu, buna karşılık dil becerilerinin bastırılmış; yani geri kalmış olmasıdır”(Şimsek,2014).

 

İşitsel Disleksi (L Tipi / Linguistik / Dil Tipi)

Harflerinin öğrenilmesinde güçlük.

Okunan kelimelerin hatırlanmasında güçlük ya da hatırlayamama (bellek sorunları).

Kelimeleri bir bütün olarak okuyamama.

Okuma sırasında kuralları uygulamama.

Görsel Disleksi (P tipi /Perseptüel/Algısal Tip)

Okumada tüm kelimeleri sık sık tersine çevirme.

Harfleri tek bir kelimeyle karıştırma.

Düzenli olarak “b” harfini “d” ve “n” harfini “u” olarak okuma gibi harf karıştırma hataları yapma.

Okumayı sınıf seviyesine göre oldukça geç öğrenme.

Çok yavaş okuma.

Satırlar arasında kelimeleri değiştirir örneğin üst satırdan bir kelimeyi mevcut satıra ekleyerek okuma.

 

2. Başka bir sınıflandırma ise disleksi, gelişimsel ve sonradan edinilmiş disleksi olarak üzere iki alt başlıkta ele alınmaktadır.

-Gelişimsel Disleksi

Belirlenmiş beyin hasarı olmadığı hâlde okumanın öğretilmesi sırasında ortaya çıkan, yeterli eğitim ve çevreye rağmen gelişen ve çocukluktan itibaren yaşanan, biyolojik kökenli bir güçlük olarak tanımlanmaktadır.

-Sonradan Edinilmiş Disleksi

Okumayı öğrenmiş kişilerde beyin hasarına sonucu bilişsel süreçlerin zarar görmesi ya da tamamen yok olması sonucu ortaya çıkan okuma güçlüğüdür. Yüzeysel ve fonolojik disleksi olarak ikiye ayrılmaktadır.

 

3. Algısal Temelli Sınıflandırmalar

Algıda yaşanan problemler üzerinde durulan bu sınıflamada disleksi görsel, işitsel ve karma disleksi olarak üç alt başlık altında incelenir.

 

OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE DİSLEKSİ BELİRTİLERİ

Öğrenme güçlüğünün erken çocukluk dönemi belirtileri işitsel, görsel ve dokunsal süreçlerde, uzaysal-zamansal süreçlerde ve denge ile motor kontrolünde ortaya çıkabilmektedir. -İşitsel Bellek Sorunları: Yetersiz sözcük dağarcığı, temel sözcükleri karıştırmak(almak, gitmek, yemek vs.) Cümleleri beklenen sırayla kurmamak, sesli okunan hikayeleri anlamakta güçlük yaşamak, kafiyeli sözcükleri kullanmada sorun yaşamak, ritmik oyunlarda ve etkinliklerde problem yaşamak gibi belirtiler görülebilir. -Görsel Bellek Sorunları: Zayıf görsel hafıza, uzaklık-yakınlık-derinlik algısında zayıflık, geometrik şekilleri çizmede zorluk yaşama belirtiler arasındadır. -Dokunarak Ayrımlaştırma Sorunları: Gözler kapalıyken avucuna çizilen şekilleri ayırt etmede zorluklar görülebilir. -Dil Sorunları: Konuşmada ve dil gelişiminde görülen gecikme, ileride okuma güçlüğüne dönüşebileceğinden disleksinin en önemli yordayıcısıdır. Bebeksi konuşma, kısıtlı kendini ifade etme, cümleleri, konuşma seslerini anlamada zorluklar görülebilir.

 

DİSLEKSİ BELİRTİLERİ NELERDİR?

-Yaşıtlarına oranla geç okuma, okumaya karşı isteksizlik.

-Okuma hızında yavaşlık ve akıcılık eksikliği.

-Harfleri , temsil ettikleri seslerle ilişkilendirmede güçlük.

-Okurken harfleri karıştırma.

-Okurken harf, hece atlama veya ekleme.

-Kelimenin sonlarını uydurarak yuvarlayarak okuma.

-Okuduğunu anlama ve anlatmada güçlük yaşama.

-Başkasının okuduğundan daha iyi anlama.

-Kelimeleri hecelemekte ya da seslerine ayırmakta zorlanma.

-Sözcükleri doğru telaffuz edememe.

-Sözcükleri, harflerinin yerini değiştirerek söyleme.

-Birbiri ile kafiyeli kelimeleri fark etmekte zorlanma.

-Kelime ve kavramları karıştırma veya hatırlamakta güçlük.

-Hızlı yönergeleri veya birden fazla sıralı yönergeyi anlama güçlüğü.

-Yüksek sesle ve grup içinde okumaktan kaçınma.

 

TANI

Disleksi genellikle çocukluk döneminde okula başlanan yaşlarda fark edilen bir farklılıktır. Öğrenme güçlüğü bir hastalık değil, zihinsel süreçlerde bir farklılıktır. Uzmanlar özel öğrenme güçlüğü tanısı koymada güçlük çekerler. Çünkü; bu farklılığa sahip olan çocuklarda belirtiler farklı farklıdır. Fakat ortak özellik aynı yaş ve sınıf düzeyindeki çocuklara nazaran okuma düzeyinin düşük olmasıdır. Tanı koyma sürecinde çok titiz davranılmalıdır.

 

1-Psikiyatrik Değerlendirme:

Bu değerlendirme sürecinde bir psikopatoloji olup olmadığı belirlenir.Psikiyatrik muayenede öğrenme, okul ve/veya uyum sorunlarının hangisinin birincil hangisinin ikincil olduğunu ayırt etmek planlanacak terapinin yönünü belirlemeye ışık tutar.Örneğin; depresyon , anksiyete bozukluğu, yaygın gelişimsel bozukluk, hiperaktiviteli/hiperaktivitesiz dikkat bozukluğu olan vakalarda öğrenme prolemleri ve okul başarısızlığı sık görülür.(akt:korkmazlar,2003)

 

2-Tıbbi Değerlendirme:Bireyin sağlık durumunda öğrenme yetersizliğini etkileyen bir faktör olup olmadığını belirlemek için gereklidir. Göz , kulak sorunları, nörolojik hastalıklar, kronik çocuk hastalıkları(astım, diyabet vb.) öğrenmeyi olumsuz etkileyebilir.Ayrıca bedensel olarak sağlıksız bir bireyde motivasyon ve konsantrasyon olumsuz etkileneceğinden öğrenme, dikkat ve performans sorunları da tabloya eşlik edebilir.Yapılan araştırmalar astım, diyabet, kanser gibi hastalığı olan vakalarda gerek hastalığa gerekse kullanılan ilaçlara bağlı olarak öğrenme güçlükleri, dikkat ve uyum sorunları görüldüğünü ortaya koymuştur.(akt:korkmazlar,2003)Belirgin bir patoloji bulunmadığını belirlemek amacıyla gerekli muayeneleri yapmak tanının parçasıdır.

 

3-Psikopedagojik değerlendirme:Bu değerlendirmede bilişsel, akademik, nöropsikolojik işlevler incelenir.Değerlendirmede anne, babayla ,çocukla, okul rehber öğretmeniyle görüşülür. Hangi alanlarda bozukluk olduğunu saptamak amacıyla çeşitli test tekniklerinden yararlanılır. Bu inceleme sonuçları vakanın hem yetersiz hem de güçlü olduğu alanları ortaya çıkarır, hangi sorunlara psikopedagojik terapi uygulanacağına karar verilmesini de sağlar. Yapılan pek çok çalışmada öğrenme bozukluğu alanında en sık kullanılan ve tanı değeri belirlenen testler arasında CAS , WISC-R, Frostig Gelişimsel Algı Testi, Peabody başta gelmektedir.(Korkmazlar,2003).

Disleksi tedavi edilebilir mi?

Disleksi bir hastalık değildir ve tıbbi bir tedavisi de yoktur. Disleksi özel eğitim yoluyla oldukça sağaltılabilir. Yine de disleksili bir birey bu özelliklerini yaşamının sonuna kadar muhafaza eder. Disleksinin sağaltılabilmesi için erken tespitlerde eğitim hayatı boyunca özel eğitim desteği alması gerekmektedir.

 

DİSKALKULİ Aritmetik ve matematik becerilerin kazanılması, temel aritmetik becerilerin kullanılması ve hesaplamaların yapılmasında zekadan bağımsız olarak ortaya çıkan güçlük ya da bozukluktur

Bireysel olarak uygulanan standart testler ile ölçüldüğü üzere kişinin kronolojik yaşı, ölçülen zeka düzeyi ve yaşına uygun olarak aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda matematiksel becerileri beklenenin önemli ölçüde altındadır. ( DSM IV )

Matematiksel dili algılama ve kullanma sırasında birden fazla bilişsel süreç devreye girmektedir. Bunlar dikkat, algılama, kavrama, sınıflandırma, eşleştirme, sıralama, miktar ilişkileri, oran, sebep sonuç ilişkisi olarak sıralanabilir

· Matematiksel ifadeleri algılamada güçlük çekme.

· Kısa süreli bellek zayıflığından dolayı hesaplamalarda hatalar yapma.

· Küçük sayı miktarlarını ( 3-4 adet ) birer birer saymadan söylemekte zorlanma.

· Para üstü verirken zorlanma,

· Basit geometrik şekilleri çizerken konumlandırmalarda zorlanma

· Zamanı kavramada , yer ve yönü bulmada zorlanma,

· Temel matematik becerileri içeren işlemlerin yavaş ve zor çözülmesi,

· İşlemlerinin değişme özelliğini kullanmayı ve sağlamalarını yapmada yetersizlik,

· Matematik problemlerinde kullanılan adım ve işlemleri takip etmede zorlanma,

· 6-9, 4-7, 2-5, 3-8 rakamlarını okurken ve yazarken karıştırma,

· Rakamları ters yazma.

· Sayıları sıralamada ve kıyaslamada zorlanma, negatif ve pozitif sayıları ayırt edememe,

· Gün, hafta, ay, mevsimler vb. kavramları anlamada güçlük çekme,

·

Disgrafi

Disgrafi, yazı yazmayı etkileyen bir bozukluktur. Yaşa ve aldığı eğitime göre, yazı yazma yaşıtlarına oranla yavaştır veya yazısı düzensiz, anlaşılması da zordur. Ayrıca disgrafili öğrenci yazı yazarken yaşıtlarına göre daha çabuk yorulur.

Disgrafiyle ilişkili güçlükler okuma-yazma öğreniminin başında değil, yazmanın

pratikleşmesi gerektiği ilkokul 3.sınıftayılında ortaya çıkmaktadır.

Disgrafinin ortak özellikleri

· Yazı ve şekil kopya etmede zorlanma

· Sözcük ve harflerde düzensiz hizalama

· Yazım yönleri ters harfler

· Üç boyutu algılamada zorluk yaşama

· Kalem tutmalarda hatalar bu yüzden çabuk yorulmalar

· Yazarken bilek, kol ve vücudu konumlandırmada zorluk

· Detaylara önem vermeme

· Harfler arasında olması gerekenden fazla bırakılan boşluklar

· Sözcük ve tümceler arasındaki boşlukların az ya da çok fazla olması

· Yazılı anlatım becerilerinde zorlanma, kompozisyon yazmada ve klasik sınavlarda bilgiyi kağıda dökmekte beklenilenden geride olma

Dispraksi

Dispraksi hareket örüntülerini yerine getirmede yaşanılan güçlük anlamına gelmektedir. Dil ve konuşmayı el göz koordinasyonunu ve organizasyonu etkiler. Beynin kas hareketlerini düzenli sıraya sokamamasından ileri gelen bir özel öğrenme güçlüğüdür (SpLD).

Disletik olarak tanımlanan pek çok güçlük diprakside de mevcuttur.

Dispraksinin ortak özellikleri

· Sakarlık, sürekli bir yerlere çarpma,

· Küçük çocuklarda oturma, emekleme, yürüme becerilerinde zorlanmalar yaşanabilir.

· Gömlek ilikleme düğmeleri hizalama da, bağcık bağlama vb ince motor becerilerde yaşıtlarından geri kalma

· Yapboz birleştirmede, top oynamada zorluklar yaşar.

· Bisiklete binme, yüzme vb denge gerektiren becerileri öğrenmede zorlanmalar yaşama.

· Okurken, yazarken yerini kaybetme

· Şekil ve grafik hazırlarken zorlanma, cetvel ve pergel kullanımında zorluk

· Sıralı becerilerde zorlanmadan dolayı çarpım tablosu ve alfabe gibi birbirini takip gerektiren konularda zorlanma

· Çapraz lateralleşme sorunları, Baskın el tercihlerini değiştirme, Sağ – sol karıştırma

· Uzaydaki konumu algılama sorunları, mesafeyi hesaplayamama

·

AİLELERE TAVSİYELER

-Aileler çocuklarını, sözcükleri tanıma ve konuşma evresinde iyi gözlemlemelidirler. Her geç konuşma ve telaffuz problemleri disleksiye işaret etmemektedir ama bunlar, erken teşhis için önem teşkil etmektedir.

Kabullenmesi zor olsa da, çocuğunuzun bu durumunu kabullenme , çok geç kalmadan, bir uzmana danışın.

Çocuğunuzu olduğu gibi kabul edin, başkalarıyla değil kendisiyle kıyaslayın.

Yaşadığınız güçlükleri eğitimcilerinizle paylaşın ve onlarla işbirliği yapın. Tek başınıza bunlarla baş etmek yerine okulumuzdan alacağınız destekler, hem sizin işinizi kolaylaştıracaktır, hem de başarıya daha hızlı ulaşabilmemize neden olacaktır.

Çocuğunuza karşı sabırlı, hoşgörülü ve anlayışlı olun. Zorlandığı durumlarda öfkeli davranmayın. Sizin için de çok zorlu bir süreç ama hedefiniz çocuğunuzun daha iyi olması, bunu unutmayın.

Davranışlarınızın tutarlı olmasına özen gösterin. Zorlukları karşısında, bir gün hoşgörülüyken diğer gün öfkeli davranmayın.

Her çocuğun yapamadıkları gibi yapabildikleri de vardır. Yapabildikleri üzerinden hareket edilip, başarıları övülmeli .Bu çocuğun özgüven gelişimi için çok önemlidir.

Çocuktan utanılmamalı ve toplumdan uzaklaştırılmamalıdır çünkü bu beraberinde çocuğun kendinden utanmasını ve kendini toplumdan soyutlamasını getirebilir.

Çocuğa her şeyin yolunda olduğuna dair güven verilmeli. Önce çocuğunuza karşı bu güveni siz hissedin, daha sonra ona hissettirin. Eğer ailesinden güven almazsa, dışarıya güven sağlaması daha güç olacaktır.

Çocuğun kendini ifade etmesine, ve farklılıklarını ortaya koymasına izin verin.

Çocuğunuzu kendi içinde değerlendirin. Dünden bugüne olan gelişmelerini takdir edin, bugünden yarına olabilecek hedefler koyun. Bu hedefler gerçekçi olsun .

Sizin için ne kadar değerli ve önemli olduklarını, her durumda onlara yeterli ilgi ve sevgiyi göstererek verin. Onlara olan sevginizin başarılarıyla orantılı olmadığını vurgulayın. Çocuğunuza arkadaşlarının öğrendiklerini, onun da öğreneceği fikrini aşılayın ve kendilerine güvenlerini arttıracak sosyal faaliyetlere yönlendirin. Buna siz de inanın. Çocuğunuz biraz daha fazla çalışarak da olsa, istediğiniz hedeflere ulaşacaktır.

Bu çocuklar konuları bilseler dahi sınav sorularını çabuk okuyamaz ve yanıtlayamazlar. Bu nedenle, sözlü sınav veya testlerin uygulanması faydalı olacaktır. Bunu öğretmenleriyle paylaşın.

Bu çocuklar sembolleri algılamada ve kelimelerle düşünmede zorluk çekerler. Dolayısıyla öğrenme ve ezberleme süreçleri çok sancılı olur. Öğretmenler bu süreci en iyiye ulaştırmak için, görsel tablolar ve resimler kullanmalıdırlar. Siz de evde beraber ders çalışırken bunlara dikkat edin.

Çocuğunuzun her başarısını takdir etmeyi unutmayın. Bu başarılar küçük olsa bile asla atlamayın çünkü çocuklarınızın özgüven geliştirmesi için bu çok önemlidir.

Çocuğunuzun eğitimiyle ilgili hissettiğiniz endişeleri ona yansıtmayın, aksine onu rahatlatın. Çünkü bu endişeleriniz, zamanla daha büyüyerek hem sizi hem de çocuğunuzu rahatsız edecek boyuta ulaşabilir.

Çocuğu bir şey öğretirken, bunun eğlenceli yollarını bulun. Okumayı eğlenceli bir hobi haline getirin. Siz ona yüksek sesle okuyun, o size. Bu şekilde ders zamanı sizin için de daha güzel bir hale gelecektir.

Disleksisi olan çocuklar ışığa karşı hassastır, dolayısıyla kitaplardaki siyah-beyaz renkler çocuğu rahatsız edebilir. Son dönemlerde yapılan bazı araştırmalarda, disleksisi olan çocukların renkli cam kullanılarak daha kaliteli ders çalıştığı ve öğrendiği saptanmıştır. Denemenizde fayda var!

Çocuğun hayatını kolaylaştırmaya çalışın. Sağ-sol yönlerin karıştırıyorsa, sağ bileğine kırmızı, sol bileğine mavi bileklik takın. Bir zaman sonra yön konusunda daha iyi olacaktır!

Çocuğunuzu bol bol sinema ve tiyatroya götürün, renkli hikaye kitapları alın. Daha sonra karşılıklı birbirinize anlatın. Çocuğunuzla yaşadığınız bu deneyimler, ilişkinizin kalitesini de arttıracaktır.

Ders çalışırken sık sık ama kısa aralıklarla mola vermesini sağlayın. Bu sizin yorgunluğunuz için de gereklidir.

Ona bol bol kitap okuyun.

Disleksili çocukların olabildiğince stresten uzak yaşaması gerekmektedir çünkü stres durumu daha da zorlaştırır. Çocuğunuza gevşeme ve stresten uzak kalma yollarını öğretin.

Çocuğun ders çalıştığı odadaki parlak ve dikkat çekici uyaranları kaldırın.

Çocuğa çalışma becerilerini kullanmasını sağlayıcı ev egzersizleri verin. Mesela derse oturmadan önce, çalışacağı masanın hazırlığı gibi… bu sorumluluklar evdeki diğer işlerde de kendini göserecektir.

Çocuklar sürekli başarısızlıkla yüzleştiklerinden, evde yapabilecekleri küçük sorumluluklar verilmeli ve her seferinde takdir edilmeli.

Biraz önce de vurguladığım gibi bu çocuklar renklere çok duyarlıdır. Renkli boncuklar, kağıtlar vs kullanılarak, dikkat çalışmaları da yapabilirsiniz.

Çocukların görsel ve işitsel algı yeteneğini geliştirin:

· Görsel algılama için; eşyaları sınıflama faaliyetleri, ayırt etme faaliyetleri, hafıza oyunları.

· İşitsel algılama için; gözlerini kapayarak hatırlatma( el çırparak kaç kere çırptım deme, farklı sesler dinletip ne sesi olduğunu söyleme vs), cümle tamamlama oyunları gibi..

· Okuldan eve geldiğinde, ders tekrarı yapabilirsiniz ama bundan önce oturup, o okuldayken neler yaptığınızı birbirinize anlatın.

· Sınıfta ve evde kullanılan komutlar; kısa, basit ve net olmalıdır. Komutları karşıladıkça diğerine geçmelisiniz.

· Evde derslere ilişkin soru-cevap şeklinde pekiştirme yapabilirsiniz.

· Bu çocuklar başarısızlık beklentisi içinde oldukları için derste el kaldırmazlar. Onlara sınıfta söz hakkı verilmeli ve başardıklarında ödüllendirilmelidirler. Bunun için evde size düşen, sorular sorup, bildiğini söylemesine teşvik etmektir.

· Bu çocukların, herhangi bir eyleme geçmeden önce düşünmesi sağlanmalıdır. Burada amaç; çocuğun kendisinin kullanacağı stratejileri sağlayarak kendine yeterli ve bağımsız olmasıdır.

· Unutmamanız gerekiyor, çocuğunuz sizi hayal kırıklığına uğratmayacağından emin olmalı. Başarısız olsa bile o hissi ortadan kaldırmalısınız. Bunu çocuğunuza mutlaka belli edin!

Çocukla noktaları birleştirme çalışmaları yapın. Sizin için de eğlenceli olacaktır.

Okunaklı, hızlı ve düzgün yazamadığı zaman ona öfkelenmeyin, sabırlı olun ve yazacağına dair umut aşılayın. Sizin için de zor, ama ona umut aşılarken kendinize de aşılamış olacaksınız.

Kolay anlayabilecekleri kısa kelimelerden basit cümleler yazdırarak başlayın. Başardıkça daha zorlara geçin.

Çocukların kavram dünyası belirsizdir, bu sebeple yaşadıkları kararsızlıktan dolayı sık sık yönlendirmeye ihtiyaç duyarlar. Usanmadan yönlendirmeye çalışın.

Grup içinde başarabileceği görevler vermeye dikkat edin. Başarısızlık hissini çok sık yaşamaması ruhsal gelişimi için daha etkili olacaktır.

Daha çok resimli kitaplar kullanın. Görsellik öğrenmeleri için çok önemlidir.

Öğretmenler bu çocuklarla bireysel ilgilenmelidir. Mutlaka bunu öğretmenleriyle paylaşın.

Çabaları sözel ödülle desteklenmelidir. (her seferinde ve zaman geçirmeden)

Eğitimine en başarılı olduğu yerden başlanmalı, bir konu tamamen hallolmadan diğerine geçirilmemeli.

Okuma alıştırmaları günde 2-3 kere ve 5-10 dakikalık devreler halinde olmalı. Her gün mutlaka uygulanmalı ve çocuk yorulduğunda ara verilmelidir. Bu alıştırmaları kolaylıkla yapmaya başladığı zaman süre arttırılmalıdır. Bu süreçte yanlarında oturup, destekleyici olmanız, çocuğunuz için destekleyici olacaktır.

Okuma parçaları çocuğun ilgisini çeken konular üzerinde olmalıdır. Kendi zevkinizi bir kenara bırakın, onun tercihine göre okuma yapın.

Yazmaya hazırlık döneminde, tahta ve plastikten harfler, oyun hamurları ve harf resimleri verilmeli; harf yazdırılırken adı söylenmeli ve çocuğunda bunu sözlü ve yazılı tekrar etmesi istenmelidir.

Çocuğun yaptığı imla hatalarının kendisi tarafından bulunmasını sağlayın. Acele etmeyin, zaman tanıyın ve siz göstermeyin. Sabırla bekleyin.

Çocuğun sınıftaki yeri, tahtanın tam önünde olmalı ve yanına ona yardımcı olabilecek bir arkadaşı oturtulmalı.

Yazılı ödevlerini diğer arkadaşlarıyla kıyaslamayın. Kendindeki ilerlemelerin altını çizin ve takdir edin. Başkalarıyla kıyasladığınızda hem çocuğunuzda hem de sizde başarısızlık hissi oluşacak ve bu sizin motivasyonunuzu düşürecektir.

Eve geldiğinde hemen ödevlere boğulmasını engelleyin, bir şeyler yiyip dinlenmesine zaman verin. Bu süreçte okul dışında bir şeylerden bahsedin.

En önemlisi de çocuğunuzun yalnızca başarılarını değil, çabalarını da ödüllendirin.